Masa Başında Çalışanlar Dikkat!

Bugün, birçok kişi gün boyunca masa başında, bilgisayar karşısında ve hareketsiz olarak çalışmaktadır. Bu durum kilo problemlerine ve obeziteye neden olmakla birlikte bundan daha da önemlisi omurga sağlığımızı tehdit etmektedir.

Gün boyu hareketsiz çalışan kişiler bel, boyun, omuz ve sırt ağrıları ile karşılaşmaktadır. Bunun en büyük nedeni oturur pozisyondayken belimize binen yükün ayaktayken belimize binen yükten belirgin bir şekilde daha fazla olmasıdır. Yapılan araştırmalarda günlük çalışma süresinin büyük bir kısmını oturarak geçiren kişilerde bel fıtığı ve boyun fıtığı oluşma riskinin ayaktakilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sistemimizi değiştirmek mümkün olmadığına göre ağrıları engelleyebilmek bel ve boyun fıtığı oluşumuna karşı önlem almak için bir takım tedbirler alınabilir.

1. Sandalye ve koltukta otururken mümkün olduğunca dik pozisyonda olmaya gayret etmek ve bunu alışkanlık haline getirmek.

2. En azından saatte bir kalkarak bel, boyun ve sırt için rahatlatıcı hareketler (bunun için mutlaka bir Fizik Tedavi Uzman doktoruna veya Fizyoterapiste veya Omurga Sağlığı konusunda uzmanlaşmış olan bir uzmana danışmakta fayda vardır) yapmak veya kısa bir yürüyüş yapmak.

3. Bugün tüm modern ofislerde otomatik olarak çalışmakta olan klimaların veya açık camların oluşturduğu hava akımından mümkün olduğunca korunmak çok önemlidir çünkü bu durum boyun ve sırt kaslarında tutulmalara ve şiddetli ağrılara sebep olabilir.

4. Sandalye veya koltuğa oturmak için kendimizi oturağın üzerine sanki düşüyormuş gibi aniden bırakmak yerine yavaş yavaş ve kontrollü olarak oturma pozisyonuna geçmek.

5. Sandalye veya koltukta otururken hafif bile olsa herhangi bir cismi öne doğru eğilerek almamak.

Omurga sağlığımızı korumak için alınabilecek önlemler bununla sınırlı değildir. Yoğun olarak bilgisayarla çalışan kişilerin de belirtilen hususlara ilave olarak dikkat etmesi gereken bazı önemli detaylar bulunmaktadır:

1. Oturulan sandalyenin yüksekliği kalça, gövde üzerinde dik açı ile duracak şekilde ayarlanmalıdır.

2. Sandalyenin kişinin bel çukuruna denk gelecek şekilde bir desteğinin olmasına dikkat edilmelidir. Eğer bu bölüm yoksa dışarıdan doktorunuzun önereceği bir bel desteği kullanılabilinir.

3. Masa yüksekliği 65-70 cm olmalıdır.

4. Omuzlar kasılmamalı, kaldırılmamalı ve rahat bırakılmalıdır.

5. Kollar yatay veya biraz yukarıda, dirsek ve eller düz bir çizgide olmalıdır.

6. Bacakların üst kısmının yatay olması çok önemlidir.

7. Dizler 90 veya 110 derece açıda olmalı, bunu sağlamak için gerekli durumlarda ayak altına küçük eğimli bir ayak tahtası yerleştirilmelidir.

8. Dizler aynı pozisyonda uzun süre kalmamalı sık sık hareket ettirilmelidir.

9. Düzenli aralıklarla eller dinlendirilmelidir.

10. Mouse hafifçe kavranmalı, hatta mümkünse klavye tercih edilmelidir.

 

Omurga Sağlığınızı Önemseyin…

Omurgamız aslında bir rahatsızlığımız olmadığı sürece varlığını unuttuğumuz ancak buna karşılık vücudumuzun en önemli organlarından biridir. İnsan vücudunun tam ortasında yer alan omurgamız, iskeletimizi birbirine bağladığı gibi  iç organlarımızı ve içinden geçen sinirleri de korumaktadır. Önden bakıldığında düz, yandan bakıldığında bir miktar eğri olan sağlıklı bir omurganın normalden daha fazla eğri olması bazı omurga hastalıklarının belirtisi olarak algılanmaktadır.

Boyun omurlarının arasında bulunan kıkırdağın zorlamalar,kazalar, ileri yaş veya travmalar nedeniyle omurilik kanalına doğru yer değiştirmesi ve çıkması sonucunda oluşan boyun fıtığı en sık rastlanan omurga hastalıklarındandır. Kola giden sinirlere ve omuriliğe baskı yapan boyun fıtığının en büyük belirtileri boyun, sırt, kol ve omuzlarda ağrı, ellerde ve özellikle parmaklarda duyu kaybı ve uyuşma, kol ve el kaslarında güç kaybı ve elektriklenme olarak sıralanabilir. Boyun fıtığı tedavisinde boyun kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler ve doğru ve etkili bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı ile yüz güldürücü sonuçlar alınabilir. Cerrahi yöntemler ise son aşamada düşünülecek müdahaleler arasında yer almaktadır.

Toplumda yaklaşık %2 ila 4 oranında görülen ve omurganın sağa veya sol doğru eğrilmesi anlamına gelen skolyoz ise doğuştan gelebileceği gibi, çocukluk ve erişkinlik çağlarında da oluşabilir. Kız çocuklarında daha sık görülen skolyozun özellikle 10 yaş civarlarında erken teşhis edilmesi tedavi süreci için büyük bir önem taşımaktadır. Skolyozun tedavisi için korse tedavisi ve cerrahi operasyonlar kullanılmaktadır. Konunun uzmanı bir doktor veya fizyoterapist tarafından gösterilen egzersiz ve hareketlerin düzenli olarak yapılmaı ve böylece sırt kaslarının güçlü tutulması ile kilo kontrolünün sağlanması skolyoz takibi ve tedavisi sürecinde çok önemlidir. Özellikle yüzme sporu önerilir.

Omurganın öne eğrilmesi durumu ise kifoz veya kamburluk olarak adlandırılmaktadır. Daha çok yaşlılarda görülen kifoz, masa başında hareketsiz, bilgisayar başında uzun saatler boyunca çalışan çocuklar ve gençler için bile risk oluşturmaktadır. Kifoz şüphesi olan hastaların mutlaka bir uzman tarafından muayene edilmesi, şüpheli durumlarda tanının kesinleştirilmesi için ayakta, tüm omurgayı gösteren röntgen filmi çekilmelidir. Kifoz, tedavisi en zor ortopedik rahatsızlıklardan biridir. Özellikle, etkili ve düzenli sırt egzersizleri ile uzman bir doktor tarafından önerilecek bel korsesi ve benzeri destekleyici araçların kullanılması önemlidir. Kifoz, özellikle ilerleyen safhalarda solunum ve akciğer hastalıklarına yol açabileceğinden sigara kullanılmaması çok önemlidir.

Omurga hastalıklarının teşhis ve tedavi sürecinde DU-ÇE Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi,  fizik tedavi uygulamalarının yanında iyileşme döneminde kasların kuvvetlendirilmesi ve düzgün duruşun sağlanması amacıyla uygun egzersizleri deneyimli doktorlar ve fizyoterapistler ile bireyselleştirilerek uygulamalı olarak göstermektedir.

Search

+
Görüşmeyi Başlat
1
DU-ÇE
DU-ÇE