Daha ağır seyreden ve genelde tüm vücudu etkileyen iltihaplı romatizmaların nedeni bağışıklık sistemi bozukluklarıdır. Tüm organlarda etkisi görülebilen ve genetik geçişin önem taşıdığı bu hastalıkların hiçbirinin kesin tedavisi bulunamamıştır. Romatizmal hastalıklar genel olarak kadınlarda daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır. Bununla birlikte erkeklerde daha sık görülen (gut, ankilozan spondilit vs) ya da ön planda gençlerde görülen (sistemik lupus eritematozus, ankilozan spondilit vs) hastalıklar da vardır. Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında da görülebilir (akut romatizmal ateş, juvenil romatoid artrit vs). Romatolojik hastanın en sık yakınmaları ağrı, halsizlik, yorgunluk ve tutukluktur. Bu ağrı eklem veya eklem dışında olabilir. Hastalıklı eklemde ağrı uzun süren hareketsizliği izleyen devrelerde daha belirgin olarak hissedilir. Bu bakımdan sabahları hastalar eklemlerini çok zorlukla hareket ettirirler. Sabah sertliği ya da sabah tutukluğu adı verilen bu olayın süresi hastalığın tanısında çok önemlidir. Genellikle tutulan eklemler çevresinde 1 saatten uzun süren sabah tutukluğu mevcuttur.

Bazı iltihaplı romatizmal hastalıklar kas-iskelet sistemi dışında iç organlar ve cilt tutulumuna da yol açabilir. Romatizmal hastalıklar tanı ve tedavisi zor olan; doktor ve hasta açısından sabır isteyen kronik hastalıklardır. Bu nedenle hastanın bilinçli ve sabırlı tutumu teşhis aşamasında etkin rol oynar. Tedavi ve takiplere uymanın şart olduğu bu hastalıklarda, aksi taktirde hastalığın ilerlemesi kaçınılmazdır.

Bu hastalıkların aktif dönemi geçtikten sonra merkezimizde fizik tedavi uygulamaları ve egzersiz programları ile eklem deformasyonlarının ilerlemesi önlenirken, ağrının giderilmesine yardımcı olunmaktadır.

Romatoid Artrit : En sık görülen ihtihaplı romatizmal hastalık romatoid artrit’tir. Genellikle çok sayıda eklem bölgesinde, özellikle el-ayak eklemlerinde şişlik ve ağrıyla seyreder. Ateş, halsizlik, kilo kaybı da hastalığa eşlik edebilir. Tedavi edilmezse tüm vücudu etkileyebilen bu hastalık, ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Hastalığın aktif döneminde eklemin istirahate alınması, eklem hareket açıklığını ve kas kuvvetini korumaya yönelik egzersizler, soğuk uygulama ve ağrı kesici akımlar tedavide yardımcı olur.

Ankilozan Spondilit : Sık görülen iltihaplı romatizmal hastalıklardan olan ankilozan spondilit, genellikle sırt, bel ve boyun gibi omurga eklemlerini tutar. Kalça ve omuz gibi kök eklemleri de tutulabilir. Daha çok genç erkeklerde görülen bu rahatsızlık, omurganın zamanla şekil değiştirmesine ve kamburluğa yol açabilir. İlaç tedavisi hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamakla birlikte akut dönem geçtikten sonra uygulanan egzersiz programı, fizik tedavi uygulamalarıyla hem ağrı azaltılır, hem de omurga deformasyonu önlenebilir.

Gut Hastalığı: Gut hastalığı genellikle ayak eklemlerinde, en sık ayak başparmağında ani biçimde ortaya çıkan şiddetli ağrı ve kızarıklıkla kendini gösterir. Kanda ürik asit düzeyinin yükselmesiyle seyreden bu hastalıktaki eklem yakınmaları kısa sürede kendiliğinden geçse de, tekrarlayan ataklar eklem deformasyonlarına yol açacağı ve uzun vadede böbrek fonksiyonlarını bozabileceği için, uygun diyet programı ve ilaç tedavisi önemlidir.

Sistemik Lupus Eritematosus :Genç kadınlarda daha sık görülür. Sistemik lupus eritematosus, damarları tutan bir hastalıktır. Bu nedenle vücudun tüm organlarını etkileyebilir ve tedavi edilmezse çok ciddi sonuçlar doğurabilir.Yüzde kızarmalar, aft gibi cilt bulguları, halsizlik, ateş, eklemlerde ağrı ve şişlik gibi belirtilerle başlayabilen hastalık,böbrek, beyin, akciğer, kalp zarı tutulumuyla da kendini gösterebilir.

Behçet Hastalığı: Özellikle genç erkeklerde aft, göz iltihabı ve genital bölgede ülserlerle başlar. Genellikle damar tıkanmaları, beyin ve sinir tutulumu gibi ağır tablolara da neden olabilen Behçet hastalığı erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınabilir.

Ailevi Akdeniz Ateşi : Ülkemizde sık görülen bir başka romatizmal hastalıksa, ailevi akdeniz ateşidir. özellikle güney-orta anadolu kökenli kişilerde görülen bu hastalıkta tekrarlayan ateş, ağrılı eklem şişlikleri, karın ağrısı gibi belirtilere rastlanır. Yanlış tanı konulması nedeniyle hastalar gereksiz yere karın içi operasyon geçirebilmektedir.

Sjögren Hastalığı :Sjögren hastalığı tükrük ve gözyaşı bezlerinin tutulumu ile kendini gösteren ağız ve göz kuruluğuyla seyreden romatizmal bir hastalıktır. Ağız kuruluğu diş çürüklerine, göz kuruluğu ise gözde enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Hastalık seyrek olarak akciğer ve böbrek tutulumuna da yol açabilmektedir.

Skleroderma :Skleroderma deride, eklem çevresindeki dokuda, ayrıca yemek borusu, bağırsak, akciğer, kalp, böbrek başta olmak üzere iç organlarda yaygın bağ dokusu-kollajen artışıyla karakterize bir hastalıktır. Hastalığın şiddet ve ilerlemesi çok değişkendir. Yaygın skleroderma ile beraber iç organ tutulumu varsa ölüm ile sonuçlanabilir.

İltihaplı kas hastalıkları : Romatizmal hastalıklar içinde miyozit adı verilen bazı iltihaplı kas hastalıkları da vardır. Bunlar kas güçsüzlüğü, oturup kalkmada zorlanma ve halsizlikle ortaya çıkan hastalıklardır. Kas güçsüzlüğü nedeniyle hareket etmek giderek zorlanır ve solunum kasarının tutulumuna bağlı nefes almak güçleşebilir.

İlaç kullanımı, doğru ve düzenli fizik tedaviyle üstesinden gelmenin mümkün olduğu romatizmal hastalıklarda teşhis kadar tedavi süreci de titiz bir yaklaşım gerektirir. Merkezimizde tüm romatizmal hastalıkların kas-iskelet sistemi tutulumlarında özellikle subakut ve kronik dönemde yapılan fizik tedavi uygulamalarıyla birlikte egzersiz programları ağrının giderilmesi, eklem hareket açıklığının ve eklem çevresindeki kas kuvvetinin korunmasında yardımcı olmaktadır.