Belinizi Koruyun

Modern çağın getirdiği teknolojik yenilikler, uzun süreli hareketsiz çalışma nedeniyle büyük kas gruplarının zayıflaması, uygun olmayan pozisyonlarda uzun süreli çalışma nedeniyle duruş biçiminin bozulması sonucu bel ve boyun ağrıları günümüzde en sık karşılaşılan ağrı nedenleri arasında yer almaktadır. Kas iskelet sistemi ağrıları içinde en sık rastlanan ağrı nedeni bel ağrısıdır. Sanayileşmiş ülkelerde yaşayanların %80’i yaşamlarının bir döneminde bel ağrısıyla karşılaşırlar. İşgücü kayıplarının %1’inin nedeni de bel ağrısıdır. İlaçlar, fizik tedavi yöntemleri ve bel korseleri bu ağrıların tedavisine yardımcı olmakla birlikte tedavide temel prensip omurganın korunması amacıyla günlük yaşam aktivitelerinin modifikasyonu ile belin doğru kullanılmasının öğrenilmesi ve ev egzersiz programlarının uygulanmasıdır.

  1. Ayakta Durma ve Ayakta Çalışma : Başınız dik, beliniz ve sırtınız düz durun. Yüz yıkarken, diş fırçalarken, tezgah başında çalışırken, ütü yaparken, bir ayağınız 15-20 cm yükseklikte bir basamağın üzerine koyun. Bu duruş biçimi belinizdeki çukurluğun artmasını önleyecektir.
  2. Oturma: Sırt geriye yaslanmış,dizler kalça seviyesinden yukarıda olacak  şekilde oturun .Gerekirse ayaklar altına 15-20 cm’lik bir yükseltici koyun  ve bel bölgenizi ince bir yastıkla destekleyin.
  3. Uyuma: Özellikle önerilen bir yatış biçimi yoktur. Genellikle en rahat edilen pozisyonda yatılması önerilmektedir. Yan pozisyonda yatarken dizlerinizi büküp karnınıza doğru çekin. Sırtüstü yatarken dizlerinizin altına bir yastık koyun. Yüzükoyun yatış pozisyonu fazla önerilmemekle birlikte böyle bir alışkanlığınız varsa karın bölgesinin altına yastık koyarak yatabilirsiniz.
  4. Eğilme ve Eşya Kaldırma : Eğilirken dizlerinizi kırıp çömelin, dizlerinizi bükmeden eğilmeyin. Eşyayı bacak kaslarınızı kullanarak ve vücudunuza yakın tutarak kaldırın, gövdenizin aşağı bölümünde ve göğüs hizasından daha yukarıda tutmayın.
  5. Eşya Taşıma : İdeal eşya taşıma biçimi iki eşit parçaya bölünerek iki kolda taşınmasıdır. Ancak tek parça halinde taşınması gerekiyorsa gövdenize yakın ve yukarıda tutarak taşıyın. Sırtta taşınması gereken eşyaların ise dizler bükülerek taşınması önerilir.
  6. Araba Kullanmak : Direksiyona yakın, bel ve sırt koltuk tarafına desteklenmiş ve dizlerinizi bükerek oturun.
  7. Araba Bagajına Eşya Yüklemek ve Boşaltmak : Bir dizinizi büküp tampondan destek alın.
  8. Masa Başında Çalışmak : Belinizi destekleyerek masaya yakın ve dik oturun. En fazla 45 – 50 dakika oturduktan sonra mutlaka kalkıp 5 – 10 dakika dolaşın. Ergonomik oturuş şeklinde dirsek, diz ve kalça açısının 90 derece olması önerilmektedir.
  9. Yatış ve Yatak Seçimi : Vücudun her yerinin eşit oranda temas etmesini sağlaması açısından sert bir yatak zemini ve bunun üzerine serilecek yumuşak bir şilte kullanılması önerilir. Ancak tam ortopedik çok sert yataklar yerine yarı ortopedik veya vizkoelastik yatakları tercih ediniz. Boynu desteklemek için çok kalın yastıklar yerine ince yastık veya ortopedik boyun yastıklarını kullanmanız uygundur.

 

Omurga Sağlığınızı Önemseyin…

Omurgamız aslında bir rahatsızlığımız olmadığı sürece varlığını unuttuğumuz ancak buna karşılık vücudumuzun en önemli organlarından biridir. İnsan vücudunun tam ortasında yer alan omurgamız, iskeletimizi birbirine bağladığı gibi  iç organlarımızı ve içinden geçen sinirleri de korumaktadır. Önden bakıldığında düz, yandan bakıldığında bir miktar eğri olan sağlıklı bir omurganın normalden daha fazla eğri olması bazı omurga hastalıklarının belirtisi olarak algılanmaktadır.

Boyun omurlarının arasında bulunan kıkırdağın zorlamalar,kazalar, ileri yaş veya travmalar nedeniyle omurilik kanalına doğru yer değiştirmesi ve çıkması sonucunda oluşan boyun fıtığı en sık rastlanan omurga hastalıklarındandır. Kola giden sinirlere ve omuriliğe baskı yapan boyun fıtığının en büyük belirtileri boyun, sırt, kol ve omuzlarda ağrı, ellerde ve özellikle parmaklarda duyu kaybı ve uyuşma, kol ve el kaslarında güç kaybı ve elektriklenme olarak sıralanabilir. Boyun fıtığı tedavisinde boyun kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler ve doğru ve etkili bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı ile yüz güldürücü sonuçlar alınabilir. Cerrahi yöntemler ise son aşamada düşünülecek müdahaleler arasında yer almaktadır.

Toplumda yaklaşık %2 ila 4 oranında görülen ve omurganın sağa veya sol doğru eğrilmesi anlamına gelen skolyoz ise doğuştan gelebileceği gibi, çocukluk ve erişkinlik çağlarında da oluşabilir. Kız çocuklarında daha sık görülen skolyozun özellikle 10 yaş civarlarında erken teşhis edilmesi tedavi süreci için büyük bir önem taşımaktadır. Skolyozun tedavisi için korse tedavisi ve cerrahi operasyonlar kullanılmaktadır. Konunun uzmanı bir doktor veya fizyoterapist tarafından gösterilen egzersiz ve hareketlerin düzenli olarak yapılmaı ve böylece sırt kaslarının güçlü tutulması ile kilo kontrolünün sağlanması skolyoz takibi ve tedavisi sürecinde çok önemlidir. Özellikle yüzme sporu önerilir.

Omurganın öne eğrilmesi durumu ise kifoz veya kamburluk olarak adlandırılmaktadır. Daha çok yaşlılarda görülen kifoz, masa başında hareketsiz, bilgisayar başında uzun saatler boyunca çalışan çocuklar ve gençler için bile risk oluşturmaktadır. Kifoz şüphesi olan hastaların mutlaka bir uzman tarafından muayene edilmesi, şüpheli durumlarda tanının kesinleştirilmesi için ayakta, tüm omurgayı gösteren röntgen filmi çekilmelidir. Kifoz, tedavisi en zor ortopedik rahatsızlıklardan biridir. Özellikle, etkili ve düzenli sırt egzersizleri ile uzman bir doktor tarafından önerilecek bel korsesi ve benzeri destekleyici araçların kullanılması önemlidir. Kifoz, özellikle ilerleyen safhalarda solunum ve akciğer hastalıklarına yol açabileceğinden sigara kullanılmaması çok önemlidir.

Omurga hastalıklarının teşhis ve tedavi sürecinde DU-ÇE Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi,  fizik tedavi uygulamalarının yanında iyileşme döneminde kasların kuvvetlendirilmesi ve düzgün duruşun sağlanması amacıyla uygun egzersizleri deneyimli doktorlar ve fizyoterapistler ile bireyselleştirilerek uygulamalı olarak göstermektedir.

Search

+